André Kertész
André Kertész
André Kertész
Fotoğraftaki Modern Ruh
Sanatçı Açıklaması: ''Yaptığımız herşeyi, o çok daha önce yapmıştı”
Henri Cartier Bresson
André Kertész fotoğraf tarihinde yaratığı yenilikçi yaklaşımlarıyla birçok alanda ilkleri oluşturmanın yanında fotoğraf tarine öncülük edecek ustaların ortaya çıkmasında önemli katkılar sunmuştur.
Kertész'in fotoğraf kariyerini üç ana dönemde izleyebiliriz. 1912-1925 arasında doğduğu coğrafyada çektiği fotoğraflar ''Macaristan Dönemi''ni oluşturur. Bu dönem sanatçının, yakın çevresini fotoğrafladığı, samimi, gerçek, gülümseten ve duygulandıran gözlemleri içerir. Yakın çevresini, doğduğu yeri fotoğraflarken kendini tanımaya çalışan bir insanın gördüğü sıradan ama bir o kadar da derin izlenimlerdir bunlar... Öpüşen çingene çocuklar, kuzuyla oynaşan küçük oğlan çocuğu, sevgilisi Elizabeth'in kamerasına yansıyan görüntüleri... Diğer savaş fotoğraflarının aksine, askerlerin savaşmadığı zamanlarla ilgilenir. Gerçeğin soğuk yüzünü değil, hikayeyi izleyiciye bırakan bir yaklaşımın sahibidir. En büyük yeteneklerinden biri aslında 'daha az önemli' anların ışığını yakalayabilmesidir.
Kertész 1925 yılında Paris'e yerleşir. Bu dönem sanatsal gelişiminin en önemli evresini oluşturur. Paris'te yaklaşık 10 yıl serbest fotoğrafçı olarak çalışan sanatçı, bu dönem Leger, Mondrian, Chagall, Brancusi gibi 20. yüzyılın en önemli sanatçılarının portrelerini de çeker. 1930'ların başlarında Paris'in sanatsal atmosferinin de etkisiyle yeni bir diziye başlayan Kertész, bozulmuş (distortions) olarak adlandırdığı bu nü fotoğraflarda özellikle kadın vücudunun kimi uzuvlarını bükeyli aynalar aracılığıyla deforme eder ve farklı görüntüler oluşturur.
Kertesz'in en önemli ayırıcı özelliklerinden biri de, diğer fotoğrafçılardan çok daha önce küçük kameranın özel estetiğinin farkına varması ve bunu kullanması olmuştur. Analitik fotoğraflarla çok ilgilenmemiş, daha çok eliptik görüşün ortaya çıkarılmasının peşine düşmüş, beklenmedik detayların, geçici anların fotoğrafını çekmiştir. Portrelerden still-life fotoğraflara, bükeyli aynalar kullanarak çektiği bozulmuş nü fotoğraflardan foto röportajlara birçok farklı tarz ve yöntem deneyen Kertesz dünya fotoğrafçılığının biçimlenmesinde etkili olmuştur. Belgesel fotoğrafa özellikle bir sanat formu olarak yeniden biçim vermiş Henri Cartier Bresson, Robert Capa ve Brassai gibi fotoğrafçıların üsluplarının oluşmasında da büyük rol oynamıştır.
Özgeçmiş:
Andor (Macarca André) Kertész, Budapeşteli orta sınıf bir ailenin üç oğlundan biri. Budapeşte Ticaret Akademisi'ni bitirdikten sonra Budapeşte Borsası'nda çalışmaya başlar. İlk işinden kazandığı parayla ilk fotoğraf makinesini alır. İlk fotoğrafı 1912 tarihlidir. Avusturya-Macaristan ordusuna alındığı dönem, fotoğraf makinesini de yanında götürür.
1937 yılında hem Nazi Almanyasının tehditlerinden uzaklaşmak hem de fotoğraflarını satabilmek umuduyla Amerikaya göç eden Kertész 1950'lere kadar Look, Harper’s Bazaar, Vogue, Town and Country gibi magazinlerde moda fotoğrafçılığı yapar ancak ticari olarak başarılı olamaz. 1962'de yayıncısı Conde Nast ile sözleşmelerini fesh ederek yeniden sanatsal çalışmalara başlar ve eski itibarını yeniden kazanır. 1964 yılında New York Museum of Modern Art'ın küratörü John Szarkowski büyük ustanın yeniden uyanışına ve hatırlanmasına sebep olacak büyük bir sergi düzenler. 1975 yılında Arles Uluslararası Fotoğraf Festivali'nin onur konuğu olur. Hakkında art arda kitaplar yayımlanır, önemli monografiler basılır. Yaşama veda ettiği 1985'ten bir yıl önce eserlerini korumak amacıyla tüm negatiflerini ve kişisel belgelerini Fransa Kültür Bakanlığı'na bağışlar.